Parçalı Bulutlu

18°C
Konya

Konya İçin Namaz Vakti
02:12
Sabah Namazına Kalan Süre
KONYA
05-06-2026
19-12-1447
İmsak03:35
Güneş05:21
Öğle12:54
İkindi16:46
Akşam20:16
Yatsı21:54

Bir Sözün Gölgesinde: Ahde Vefa

Kayıt Tarihi: 02.05.2026 22:53 - Son Güncelleme: 31.05.2026 03:32
YAZI
A

Bazı kapılar vardır; çalınmasa da içeride beklenir. Sesini duymasanız bile, bir gün mutlaka açılacağına inanırsınız. İşte insanı ayakta tutan şey çoğu zaman bu inançtır. Ama her inanç, sınandığı bir anla karşılaşır.

Yağmurun ince ince indiği bir akşamdı. Şehrin ışıkları ıslak kaldırımlarda kırılıp çoğalıyor, insanlar hızlı adımlarla kendini eve atmaya çalışıyordu. Bir köşe başında, elinde eski bir çanta taşıyan bir adam duruyordu. Ne beklediğini soran olsa, cevabı yok gibiydi. Belki de cevabı kendinden bile saklıydı.

Saatine baktı. Bir kez daha. Sonra bakmayı bıraktı. Çünkü bazı saatler ilerlemez; sadece insanın içini biraz daha eksiltir.

O köşenin karşısında küçük bir çay ocağı vardı. Camında buğu, içinde eski bir radyo sesi… Hayatın yavaş aktığı yerlerden biri. Adam içeri girmedi. Sadece dışarıdan baktı. Sanki içeri girerse beklemenin büyüsü bozulacakmış gibi.

Bir süre sonra arkasından bir ses duyuldu.

“Geldin demek.”

Ses ne şaşkınlık taşıyordu ne de sitem. Sanki yarım kalmış bir cümlenin devamıydı.

Adam döndü. Karşısında yıllar önce birlikte yola çıktığı kişi vardı. Aynı bakış değil belki, ama aynı sessizlik… İnsan değişir ama bazı sessizlikler değişmez.

“Geç kaldım,” dedi adam. Kelimeler ağır çıktı ağzından. Sanki her biri ayrı bir yorgunluğu taşıyordu.

Karşısındaki adam başını hafifçe eğdi. “Geç kalmak bazen bir tercih değildir,” dedi. “Ama gelmemek her zaman bir tercihtir.”

O an rüzgâr biraz sert esti. Sözler havada değil, insanın içinde dağılıyordu.

İnsan en çok kendine karşı sustuğunda yorulur. Çünkü bazı cümleler başkasına söylenmez; insanın içinde defalarca yankılanır.

“Unuttum sanma,” dedi gelen adam. “Unutmadım. Sadece erteledim.”

Karşısındaki gözlerini kaçırmadı. “Ahde vefa,” dedi yavaşça, “hatırlamak değil. Hatırladığın şeye sadık kalmaktır. Zaman geçse de, yol uzasa da, içindeki söz yerinde duruyorsa…”

Cümle tamamlanmadı. Belki de tamamlanmasına gerek yoktu.

Çay ocağından yükselen buhar ikisinin arasından geçti. Bir an için dünya geri çekilmiş gibiydi. Ne trafik vardı ne kalabalık. Sadece iki insan ve aralarında büyüyen sessizlik.

Gelen adam çantasını yere bıraktı. Sanki taşıdığı şey eşyalar değil de yılların ertelenmiş ağırlığıydı.

“Beni bekledin mi?” diye sordu.

Sorunun cevabı aslında önemli değildi. Çünkü bazı sorular cevabı öğrenmek için değil, gerçeği kabul etmek için sorulur.

“Beklemek bazen bir insanı değil,” dedi diğeri, “bir ihtimali ayakta tutar.”

O an ikisi de sustu.

Çünkü anladılar: ahde vefa, büyük sözlerin değil, küçük ama kırılmayan duruşların işiydi. Ve bazen insan, en çok kendi verdiği söze geç kalır.

Yağmur devam etti. Ama artık aynı yağmur değildi.


ETİKETLER: Bir Sözün Gölgesinde: Ahde Vefa

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E***l Y*LÇIN

03.05.2026 15:38

Duygularımıza tercüman olmuş bir yazı kalemine, yüreğine sağlık Fatih abim

M.D***r

03.05.2026 17:30

Fatih Bey, bu derin ve anlamlı yazınız için teşekkür ederim. Ahde vefayı kuru bir söz olmaktan çıkarıp, insanın iç dünyasında taşıdığı bir sorumluluk olarak anlatmanız gerçekten etkileyici. Beklemek, geç kalmak, hatırlamak… Hepsini öyle sade ama güçlü bi

S****t t****t

03.05.2026 18:07

Her şey güzel Hayırlı olsun Can kardeşim

A***r S*tılmış

03.05.2026 18:59

Kalemine, yüreğine sağlık kıymetli abim. Rabbim varlığını daim eylesin.

Z....Ö....

03.05.2026 23:52

Sevgili kardeşim günümüzde çok az insanın değer verdiği duygular ve içtenliği dile getirdigin için teşekkür

E***l Öz**n

04.05.2026 00:06

Gurur duydum seninle Tebrik ederim ne kadar güçlü bir ekip ile çalışmışım canım benim ya