Cinsel isteksizlik ve yorgunluk vücudun uyarı sinyali olabilir
Cinsel isteksizlik ve yorgunluk vücudun uyarı sinyali olabilir

Kayıt Tarihi: 16.07.2026 10:00 - Son Güncelleme: 16.07.2026 11:29
Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, sürekli yorgunluk, kas gücünde azalma, karın çevresinde yağlanma, uyku sorunları ve konsantrasyon güçlüğünün düşük testosteronun işareti olabileceğini belirterek, "Testosteron düşüklüğü yalnızca cinsel sağlığı değil, kişinin genel sağlık durumunu da etkileyebilir" dedi.
Yeni bir araştırma, testosteron seviyesi çok düşük olan erkeklerde ilerleyen yıllarda kansere yakalanma ve kanser nedeniyle yaşamını yitirme riskinin daha yüksek olabileceğini ortaya koydu. Ancak araştırmada düşük testosteron ile prostat kanseri riski arasında doğrudan bir ilişki tespit edilmedi.
Yaklaşık 24 bin 500 erkeğin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, 11 ayrı araştırmadan elde edilen bulgular bir araya getirildi. Katılımcıların başlangıçtaki hormon düzeyleri ile en az 5 yıl süren takip döneminde kanser tanısı alma ve kanser nedeniyle yaşamını kaybetme durumları incelendi. Değerlendirmelerde yaş, yaşam tarzı ve benzeri etkenler de dikkate alındı.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, düşük testosteron düzeyinin yalnızca cinsel isteksizlik ve enerji kaybıyla sınırlı bir sorun olmadığını, genel sağlık durumundaki bozulmanın da göstergesi olabileceğini söyledi.
Salabaş, "Bu araştırma, testosteronu düşük olan her erkeğin kansere yakalanacağı anlamına gelmiyor. Çalışmada bir ilişki ortaya konuluyor ancak düşük testosteronun doğrudan kansere neden olduğu kanıtlanmış değil. Düşük hormon düzeyi; obezite, diyabet, hareketsizlik, kronik hastalıklar, uyku bozuklukları ve genel sağlık durumundaki bozulmayla birlikte görülebilir. Bu nedenle testosteron düşüklüğünü vücudun verdiği bir uyarı olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır" ifadelerini kullandı.
Sadece cinsel sağlığı etkilemiyor
Testosteron hormonunun erkek üreme ve cinsel sağlığının yanı sıra kas kütlesi, kemik yoğunluğu, yağ dağılımı, enerji seviyesi ve metabolizma üzerinde de etkili olduğunu anlatan Salabaş, şöyle devam etti:
"Testosteron düzeyindeki belirgin düşüş yalnızca cinsel isteksizlik veya sertleşme problemiyle kendini göstermeyebilir. Sürekli yorgunluk, isteksizlik, kas gücünde azalma, karın çevresinde yağlanma, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve duygu durum değişiklikleri de görülebilir. Bu belirtiler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabileceği için yalnızca şikâyetlere bakılarak tanı konulmamalıdır."
Prostat kanseriyle doğrudan bağlantı tespit edilmedi
Araştırmada düşük testosteronun prostat kanseri riskini doğrudan artırdığına ilişkin bir bulguya ulaşılamadığını belirten Salabaş, testosteron ile prostat kanseri arasındaki ilişkinin uzun yıllardır tartışıldığını söyledi.
Salabaş, "Araştırmada çok düşük testosteron düzeyleri genel kanser riski ve kanser kaynaklı ölümlerle ilişkili bulunurken prostat kanseri açısından aynı ilişki gösterilemedi. Bu sonuç, prostat kanserinin yalnızca testosteron düzeyi üzerinden açıklanamayacak kadar karmaşık bir hastalık olduğunu ortaya koyuyor" diye konuştu.
Tek bir kan testi yeterli değil
Testosteron eksikliği tanısının tek bir ölçüm sonucuna göre konulmaması gerektiğini vurgulayan Salabaş, hormon düzeylerinin gün içerisinde değişebildiğine dikkati çekti.
Salabaş, "Testosteron ölçümünün tercihen sabah saatlerinde yapılması gerekir. İlk sonuç düşük çıkarsa ölçüm farklı bir günde tekrarlanmalıdır. Hastanın yaşı, kilosu, kullandığı ilaçlar, kronik hastalıkları ve mevcut belirtileri birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak tedaviye başlanması doğru değildir" dedi.
Düşük testosteron belirtilerinin uzun süre devam etmesi durumunda üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Salabaş, özellikle cinsel isteksizlik, sertleşme sorunu, açıklanamayan yorgunluk, kas kaybı ve güçsüzlük gibi yakınmaların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Yeni bir araştırma, testosteron seviyesi çok düşük olan erkeklerde ilerleyen yıllarda kansere yakalanma ve kanser nedeniyle yaşamını yitirme riskinin daha yüksek olabileceğini ortaya koydu. Ancak araştırmada düşük testosteron ile prostat kanseri riski arasında doğrudan bir ilişki tespit edilmedi.
Yaklaşık 24 bin 500 erkeğin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, 11 ayrı araştırmadan elde edilen bulgular bir araya getirildi. Katılımcıların başlangıçtaki hormon düzeyleri ile en az 5 yıl süren takip döneminde kanser tanısı alma ve kanser nedeniyle yaşamını kaybetme durumları incelendi. Değerlendirmelerde yaş, yaşam tarzı ve benzeri etkenler de dikkate alındı.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, düşük testosteron düzeyinin yalnızca cinsel isteksizlik ve enerji kaybıyla sınırlı bir sorun olmadığını, genel sağlık durumundaki bozulmanın da göstergesi olabileceğini söyledi.
Salabaş, "Bu araştırma, testosteronu düşük olan her erkeğin kansere yakalanacağı anlamına gelmiyor. Çalışmada bir ilişki ortaya konuluyor ancak düşük testosteronun doğrudan kansere neden olduğu kanıtlanmış değil. Düşük hormon düzeyi; obezite, diyabet, hareketsizlik, kronik hastalıklar, uyku bozuklukları ve genel sağlık durumundaki bozulmayla birlikte görülebilir. Bu nedenle testosteron düşüklüğünü vücudun verdiği bir uyarı olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır" ifadelerini kullandı.
Sadece cinsel sağlığı etkilemiyor
Testosteron hormonunun erkek üreme ve cinsel sağlığının yanı sıra kas kütlesi, kemik yoğunluğu, yağ dağılımı, enerji seviyesi ve metabolizma üzerinde de etkili olduğunu anlatan Salabaş, şöyle devam etti:
"Testosteron düzeyindeki belirgin düşüş yalnızca cinsel isteksizlik veya sertleşme problemiyle kendini göstermeyebilir. Sürekli yorgunluk, isteksizlik, kas gücünde azalma, karın çevresinde yağlanma, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve duygu durum değişiklikleri de görülebilir. Bu belirtiler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabileceği için yalnızca şikâyetlere bakılarak tanı konulmamalıdır."
Prostat kanseriyle doğrudan bağlantı tespit edilmedi
Araştırmada düşük testosteronun prostat kanseri riskini doğrudan artırdığına ilişkin bir bulguya ulaşılamadığını belirten Salabaş, testosteron ile prostat kanseri arasındaki ilişkinin uzun yıllardır tartışıldığını söyledi.
Salabaş, "Araştırmada çok düşük testosteron düzeyleri genel kanser riski ve kanser kaynaklı ölümlerle ilişkili bulunurken prostat kanseri açısından aynı ilişki gösterilemedi. Bu sonuç, prostat kanserinin yalnızca testosteron düzeyi üzerinden açıklanamayacak kadar karmaşık bir hastalık olduğunu ortaya koyuyor" diye konuştu.
Tek bir kan testi yeterli değil
Testosteron eksikliği tanısının tek bir ölçüm sonucuna göre konulmaması gerektiğini vurgulayan Salabaş, hormon düzeylerinin gün içerisinde değişebildiğine dikkati çekti.
Salabaş, "Testosteron ölçümünün tercihen sabah saatlerinde yapılması gerekir. İlk sonuç düşük çıkarsa ölçüm farklı bir günde tekrarlanmalıdır. Hastanın yaşı, kilosu, kullandığı ilaçlar, kronik hastalıkları ve mevcut belirtileri birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak tedaviye başlanması doğru değildir" dedi.
Düşük testosteron belirtilerinin uzun süre devam etmesi durumunda üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Salabaş, özellikle cinsel isteksizlik, sertleşme sorunu, açıklanamayan yorgunluk, kas kaybı ve güçsüzlük gibi yakınmaların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
TBMM binasına 15 Temmuz'un 10'uncu yılında şehitlerin fotoğrafı yansıtıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Liberya Cumhurbaşkanı Boakai ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Selam'ı kabul etti
Basın mensuplarına yapay zeka destekli medya ve dijital içerik eğitimi
Tüketiciler işlemlerini artık daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirecek
Mimar Sinan’ı kazandı, rotasını New York’a çevirdi
Türk bilim insanlarından Balıkesir-Sındırgı deprem çifti kökenine ilişkin önemli açıklama
SSB Başkanı Görgün: "Savunma Sanayii Forumu, NATO için yeni bir dönemin başlangıcını simgeleyecek"
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, devlet ve hükümet başkanları onuruna yemek (3)
Benzer Haberler

