Açık

27°C
Konya

Konya İçin Namaz Vakti
00:38
Öğleye Kalan Süre
KONYA
15-06-2026
29-12-1447
İmsak03:32
Güneş05:20
Öğle12:56
İkindi16:48
Akşam20:21
Yatsı22:01

İçimizdeki Çocuğa Kim Sarılıyor?

Kayıt Tarihi: 13.06.2026 07:24 - Son Güncelleme: 15.06.2026 23:20
YAZI
A

Günlük hayatın koşuşturması içinde yetişkin kimliğimizle pek çok sorumluluğu yerine getiriyoruz. İş, aile, sosyal ilişkiler… Her biri bizden güçlü, kontrollü ve çözüm odaklı olmamızı bekliyor. Ancak çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek var: İçimizde hâlâ bir çocuk yaşıyor. Ve o çocuk, duyulmayı, anlaşılmayı ve en önemlisi sarılınmayı bekliyor.

Psikolojide “içsel çocuk” kavramı, bireyin çocukluk dönemine ait duygularını, ihtiyaçlarını ve yaşantılarını temsil eder. Bu çocuk; sevildiği, güvende hissettiği anıları da taşır, ihmal edildiği, anlaşılmadığı ya da incindiği anları da… Yetişkinlikte verdiğimiz birçok tepki, kurduğumuz ilişkiler ve hatta kendimize bakışımız, bu içsel çocuğun deneyimlerinden izler taşır.

Peki, içimizdeki çocuk ne zaman görünür olur?

Aslında çoğu zaman… Bir eleştiri karşısında gereğinden fazla kırıldığımızda, terk edilme korkusuyla ilişkilerimize tutunduğumuzda ya da “yetersizim” duygusu içimizi kapladığında… Bunların her biri, geçmişten gelen bir duygunun bugüne yansıması olabilir. Çünkü içimizdeki çocuk, zamanında karşılanmayan ihtiyaçlarını hâlâ hatırlar.

Ne yazık ki birçok kişi, bu sesi bastırmayı öğrenir. “Abartıyorsun”, “geçmişte kaldı”, “güçlü olmalısın” gibi içsel söylemlerle duygularını yok sayar. Oysa bastırılan her duygu, farklı bir şekilde kendini göstermeye devam eder. Kaygı, öfke, ilişkilerde tekrar eden sorunlar… Bunlar çoğu zaman içsel çocuğun duyulma çabasından başka bir şey değildir.

İçimizdeki çocuğa sarılmak, geçmişi değiştirmek anlamına gelmez. Ama geçmişin bugünkü etkisini dönüştürmek mümkündür. Bunun ilk adımı fark etmektir: “Şu an hissettiğim duygu bana neyi hatırlatıyor?” diye sorabilmek… Ardından kendimize şefkatle yaklaşmak gelir. Tıpkı bir çocuğu teselli eder gibi, yargılamadan, küçümsemeden…

Bazen bu süreçte profesyonel destek almak da önemli bir adımdır. Çünkü bazı yaralar, tek başına taşımak için fazla ağır olabilir. Güvenli bir ortamda, geçmiş deneyimlerin yeniden anlamlandırılması, içsel çocuğun ihtiyaçlarının görülmesini kolaylaştırır.

Unutulmamalıdır ki içimizdeki çocuk sustuğunda değil, duyulduğunda iyileşir. Ona sarılmak; kendimize anlayış göstermek, duygularımıza alan açmak ve geçmişimizi inkâr etmeden kabul etmekle başlar.

Belki de bugün kendimize şu soruyu sormanın tam zamanı:

“Ben, içimdeki çocuğa en son ne zaman sarıldım?”

Aile Danışmanı Betül Törön 

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.